Yurtsever Kürdistan Halkına;

0
55

Gün Direniş Günüdür!


Önder Apo’nun öncülüğünde yürütülen Kürdistan Özgürlük mücadelesi bugün sadece Kürt halkının değil Ortadoğu’da yaşayan ve ezilen bütün halkların özgürlük umudu haline gelmiştir. Özellikle Rojava Kürdistanı’nda yürütülen mücadele ve elde edilen kazanımlar bunu daha da somut hale getirmiştir. Rojava Kürdistanı’nda bugün Ortadoğu’nun bütün kadim halkları Asuriler, Ermeniler Araplar ve Kürtler demokratik özgür bir yaşamın nasıl olabileceğini bütün dünyaya göstermişlerdir.


Bugün Ortadoğu’da yaşanan 3. Dünya savaşının merkezi Kürdistan coğrafyasıdır. Kapitalist modernite sisteminin ortaya çıkardığı İŞİD barbarlığı faşist Türk hükümetinin destekleri ile bütün gücü ile Kürdistan şehirlerine saldırmıştır. Şengal’den Maxmur’a, Musul’dan Kobani’ye kadar her yerde mazlum halkımızı soykırımdan geçirmek istediler. Kürt halkı için bir kader haline gelen soykırım gerçekliğine PKK gerillalarının müdahalesi gerçekleşmiş ve halkımız soykırımdan son anda kurtarılmıştır.


Rojava ve Şengal başta olmak üzere iŞİD barbarlığına karşı insanlığı koruyan özgürlük savaşçıları bugünde faşist Türk güçlerine karşı hem Kürdistan’ı hem de insanlığın en temel değerleri olan özgürlük ve adaleti savunacaktır. Dost düşman bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Birinci dünya savaşında Kürdistan’ı 4 parçaya bölen güçler bugünde faşist Türk devletine Rojava’ya saldırması için de izin verdiler. Ama herkes şunu bilsin bugün ne Kürdistan ne de Kürt halkı 1. Dünya savaşında ki gibi örgütsüz, dağınık değildir. Önderliği, partisi ve gerillasıyla bütünleşmiş bir halk gerçekliğiyle nasıl iŞİD barbarlığına karşı direndiyse halkımız yine direnerek kazanacaktır.


Bugün Rojava’ya yapılan saldırı 4 parça Kürdistan’a yapılmış bir saldırıdır. Kürtlerin en ufak bir kazanımını hazmedemeyen faşist Türk hükümeti ve ona destek veren uluslararası güçler birlikte bu planı hazırlayıp saldırı planını devreye koymuşlardır. Halkımızın varlığını koruması için öz gücüne dayalı bir öz savunma savaşı vermek dışında başka bir çaresi kalmamıştır. Kendi öz gücüne dayalı ve örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez. Bütün dünya da karşısında olsa yenilmezdir.


Biz YPS savaşçıları olarak da Sur, Cizre, Nusaybin, Şırnak ve diğer özyönetim kentlerindeki direniş geleneğimizin takipçisi olarak büyük komutanlarımız Çiyager ve Zeryan yoldaşlarımızın direniş çizgisini esas alarak Rojava’ya karşı yapılan saldırılara karşı en üst düzeyde öz savunma savaşını vereceğimizi belirtiyoruz. Kuzey Kürdistan kentlerini ve Türkiye metropollerini savaş alanına dönüştüreceğiz. Kürdistan yanarsa Türkiye de yanar. Herkes bunu böyle bilmelidir.


Gün direniş günüdür. Bugün direnmezsek başka bir gün olmayacak direnmek için. Varlığımızı korumak için başta Kürdistan gençleri ve kadınları olmak üzere bütün Kürtlerin Kobani ruhuyla ayağa kalkma günüdür. Özellikle Rojava sınırında olan Kürdistan kentleri oraya yapılan saldırıları izlememelidir. Cizre’den Nusaybin’e, Kızıltepe’den Viranşehir’e, Ceylanpınar’dan Suruc’a kadar bütün kentler serhildan alanı olmalıdır.

Herkes kendi evini, sokağını , mahallesini bir direniş alanına çevirmelidir. Bütün sokak başlarında direniş ateşleri yakılarak barikatlarda omuz omuza direnme günüdür. Ateş yakabilen ateş yakarak, Taş atabilen taş atarak, silah kullanabilen silah kullanarak düşmana bütün Kürdistan kentlerini düşmana dar etmeliyiz. Bu faşizme karşı direnmek dışında hiçbir seçeneğimiz yoktur. Kürdistan da yaşamak direnmektir. Direnerek kazanacağız. Faşizm kaybedecek.

YPS Genel Koordinasyonu