YURTSEVER HALKIMIZA VE TÜM DEMOKRATİK- KOMÜNAL GÜÇLERE

İçinde bulunduğumuz dönem Kürt halkı ve kadınlar olarak direniş ve teslimiyet arasında seçim yapmayı kaçınılmaz kılan bir süreçtir. Bilindiği gibi 24 Temmuz 2015’te başlayan topyekün savaş sürecinde, AKP devleti ve sömürgeciliği tüm gücüyle saldırmasına rağmen istediği gibi, hareketimizi ve halkımızı tasfiye etme amacına ulaşamamış, başarısız kalmıştır. Halkımızı soykırımdan geçirme, hareketimizi tasfiye etmeyi amaçlayarak geliştirdiği saldırılara karşı ancak üst düzeyde fedai bir ruhla geliştirilecek büyük direnme savaşı ile cevap verilebilirdi. Kürt sorununu kendi öz gücümüze dayanarak Devrimci Halk Savaşı hamlesi ile çözme dışında farklı bir seçenek kalmamıştı. Bu gereklilikten yola çıkarak AKP iktidarının topyekün saldırılarına karşı cevabımız topyekün direnerek Devrimci Halk Savaşı hamlesini başlatmak oldu. Bu temelde YPS-JIN ilanıyla başlayıp günümüze kadar sürdürülen mücadele Kürt halkı açısından varlık-yokluk sorunu anlamında oldukça kritik ve tarihi önemdedir. Tüm direnişçiler olarak bilelim ki yeni bir tarih yazıldı, büyük bir destan geliştirildi. Bu destanın bütün militanları büyük bir gururla ve şerefle geleceğe doğru fedai bir ruhla yürüdüler. Bizler de Önder Apo’nun çizgisinde derinleşirken, ‘’Özgür Önderlik, Özerk Kürdistan, Demokratik Türkiye’’ sloganıyla zafere yürüyeceğimizi biliyor ve bu yürüyüşte şehir direnişlerinin çok önemli bir yer tuttuğunu görüyoruz.

Tüm insanlığın büyük bedeller ödeyerek geldiğimiz bu noktanın bilincinde olduklarını düşünüyoruz. Bundan sonra yeni dönem hamlesinin ruhuna  denk düşen bir mücadeleyi yürütmek olmazsa olmaz kabilindedir. Ancak AKP devleti ve iktidarı kanlı  tarihini  yeniden tekerrür ettirmiş, uluslararası komplonun devamını Afrin’e düzenledikleri insanlık dışı operasyonla göstererek  sivil katliamlarını gerçekleştirmektedir. Kürt halkı, direnişçi kadınlar direniş ve özgürlük ruhunu Ş. Avesta Xabur yoldaşımız şahsında Afrin’de de Zeryanların, Zilanların, Ruken Xoserlerin ,Berfinlerin ve adını saymadığımız nice kahraman öncülerimizin gerçekliğini bir kez daha bütün insanlığa göstermiştir. Halkımızın her zamankinden daha fazla özgürlüğe yakın olduğu bu süreci, zaferle taçlandırmak şehitlerimizin izinde yürüyen YPS-JIN güçlerinin önünde temel bir görev olarak durmaktadır. Önderliğin özgürlüğünü sağlamak ve soykırım zincirini kırmak, ancak ateşten bir halk gerçekliğiyle ve bu halkın fedai ruhla devrime yönelen evlatlarıyla mümkündür. Tarihin YPS-JIN içerisinde bizlere vermiş olduğu bu görev ve sorumluluğu en iyi şekilde değerlendirmek, Önderliğimizin öngördüğü özgür yaşamı inşa etmek ve savunmak zorundayız.

Bu da gösteriyor ki  öz-savunma güçleri olarak ortaya çıkan direniş özgürlük çizgimizdeki iddia ve kararlılığımız kadar zaferden başka hiçbir şeyi kabul etmeyeceğimizin ifadesi ve teminatı olmaktadır. Bu anlamda Önderliğimizin özgürlüğünü sağlama, halkımızın özgür ve demokratik yaşamını geliştirme, coğrafyamızın kadınlarına ve halklarına barış içinde ortak yaşam şansı sunma mücadelesinde fedaice bir katılım yaparak önümüzdeki tüm engelleri birer birer aşacağımız bir gerçektir. Bu gerçeği temel alarak ilan ettiğimiz YPS-JIN’ın iki yıllık direniş pratiğini geride bırakırken önümüzdeki direniş sürecine özgürlüğünü isteyen tüm kadınları  ve insanlığı davet ediyoruz. Biz yeni yılda Türkiye metropolleri başta olmak üzere Cızir’de, Sur’da, Nısêbin’de , Şırnex’te, Sılopya’de Wan’da, Sêrt’te, Gımgım’de, Farqin’de ve daha birçok yerde yükselen direnişin kutsal ateşini bir an bile söndürmeden gürleştireceğiz. Ve bu ateşin kıvılcımlarını tüm Kürdistan’a ve Türkiye’nin her yanına taşıracağımızı bir kez daha belirtiyoruz. Bu vesileyle yaklaşan 8 Mart kadınlar gününde tüm kadınları bulundukları her alanda direniş ateşini gürleştirmeye davet ediyor, kuruluş yılı vesilesiyle 8 Mart dünya kadınlar gününü de kutluyoruz.

YAŞASIN REBER APO

YAŞASIN ÖZ-SAVUNMA DİRENİŞİMİZ

YAŞASIN KADIN DİRENİŞİMİZ

JIN JIYAN AZADİ

 

YPS-JIN Genel Koordinasyonu

5 Mart 2018