Başta Önder APO’nun, tüm Kürdistan ve dünya kadınlarının 8 Mart Dünya kadınlar gününü kutluyorum. Ayrıca YPS-JIN üyesi olarak tüm halkımızın, zindandaki arkadaşların, ezilen tüm halkların ve kadınların bu gününü kutluyorum. Bu kutsal gün bizler için çok mühim bir gün. Önderliğimizin arzusunu, kadına emek vermeyi yerine getirmeliyiz. Önderliğimizin ideoloji ve felsefesinde daha da kendimizi netleştirmeli, derinleştirmeliyiz. Bizde saklı olan öz gücümüzü açığa çıkarmalıyız.

YPS-JIN 5 Mart’ta ilan edildiğinde bende çok büyük bir heyecan yarattı. YPS-JIN içerisinde yer almam,kendi gücü görmem ve savaşmam gerektiğini düşünüyordum. Ben de Kürdistan’daki her kadın gibi evden çıkmıyordum. YPS-JIN’a katıldığımda ise kendimi, var olan gücümü gördüm. Saklı olan gücümü, yok edilen varlığımı gördüm. Bütün ezilen kadınlara çağrım YPS-JIN’e katılmalarıdır. Her insanın gücü vardır. Önemli olan o gücü kendinde görebilmektir. Önderliğimizin de isteği gücümüzü kendimizde bulabilmemizdir. Bununla düşmana karşı savaşabilmeliyiz.

Bizler düşmanımızı iyi tanıyoruz. Halkımız üzerindeki, özellikle kadınlar ve gençler üzerindeki kirli savaşı görebiliyoruz. Halkımız üzerinde soykırım politikalarının olduğu görülüyor. Bizim de buna artık yeter dememiz, başkaldırıp büyük bir darbe vurmamız gerekiyor. Elimizi, kolumuzu bağlamaları yerine onları yok etmeliyiz. Bu zihniyete karşı büyük bir savaş yürütmeliyiz. Kirli sistemi ayaklar altına almalıyız. Düşmanla savaştığımız sürece Önderliğimizi ve zindanlardaki arkadaşlarımızı özgürleştirebiliriz.  Kadın olarak düşmana karşı olan öfkemi kinimi bu şekilde çıkarmam gerektiğini düşünüyorum. Biz daha ne kadar boyun eğeceğiz? Dayatılan köleliğe karşı baş kaldırıp tamamen bu kölelikten kurtulmalıyız. Kadınlar sürekli bunları kendine sormalı ve üzerine düşünmelidir. Ben kimim? Her şeyden önce ben bir insanım, ben bir kadınım. Benim rolüm nedir? Yıllardır saklanan, gizlenen, çalınan bir rolüm var. Bunları ve devletin kirli zihniyetini görmeliyiz. Bu şekilde düşünerek; düşmana karşı savaşıp daha güçlü bir katılım sağlamak önemlidir.

Günümüzde Rojava’da hem erkekleri hem de kadınları tarafından çok görkemli bir direniş sergilenmektedir. Burada en büyük fedakarlığı ve öncülüğü, Avesta Xaburlar örneğinde de görüldüğü gibi kadınlar yapmaktadır. Çok büyük bir sembol oldu. Tarih içinde tarih yazılmıştır. Bu şekilde üzerinde düşünmek gerekiyor. Yıllardır içimizde bastırılmaya çalışılan heyecanı ortaya çıkarmalıyız ve buna göre adımlar atmalıyız. Şehitlerimize , halkımızın ve kadınların direnişine bu şekilde cevap olabiliriz.

Ben bir kadın olarak mücadelemi sürdüreceğim. Bu şekilde Önderliğimiz, zindanlardaki arkadaşlarımız ve halkımızın özgürlüğünü sağlayabiliriz. Tekrardan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü Önder APO’ya ve tüm dünya kadınlarına kutluyorum.

 

Eylem Bagok

3 Mart 2018