8 Mart  Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü başta büyük onur direnişini yaratan Önder APO’ya, ardından tüm tarih boyunca direniş göstererek günümüze kadar özgürlük yürüyüşü halinde dalga dalga büyüyen kadın özgürlük direnişi içerisinde tarihe damgasını vuran, tüm emekçi kadınlara kutluyorum.

Özgürlük mücadelesi kadın etrafında şekillenmiş bir mücadeledir. İlk kadının geliştirdiği direniş toplumu yaratmış olduğu bir direniştir. Erkek egemenlikçi zihniyete karşı her zaman direniş içerisinde olmuş günümüze kadar da süregelmiştir. Bugün de erkek egemenlikçi zihniyetin, toplum üzerinde baskı geliştirmeye çalıştığı bu dönemde yine kadının direnişi kendini göstermiştir. Önder APO “21. Yüzyıl kadın yüzyılı, kadın çağı olacak”, demişti. Şimdi biz bunun somut ifadesini Rojava devriminde ve Efrin gerçeğinde görüyoruz. Çağın direnişinde Avesta Xaburların, Avrinlerin öncülüğünde ve Barinler geliştirmiş olduğu mücadelede bu 21. yüzyılın kadın yüzyılı olacağını göstermiştir. Efrin’de bu ruh, yine Amed’de Tekoşin Amed ruhuyla nerede olursa olsun erkek egemenlikçi zihniyete karşı mücadelesini sürdürecektir, boyun eğmeyecektir. Her koşulda özgürlük mücadelesini sürdürecek, direniş ruhunu yükseltecek bütün ezilen toplumların özgürlüğe susamışlığa cevap olacaktır kadın direnişi. Biz bu çerçevede 2018 8 Mart’ının kadın özgürlük yılını olacağını vurguluyoruz ve bütün kadınların direnişe katılmasına; bütün gençlerin, kadınları direnişte öncülük etmesine çağırıyoruz.

Nitekim Efrin ’deki çağın direnişinde Avestaların direniş ruhu, Avestaların savaşkan ruhu bütün dünyayı ayağa kaldırmıştır, mücadeleye çekmiştir sadece Ortadoğu’da, Kürdistan’da değil. Bu mücadele de kadınların ve gençlerin öncülüğünde hep süregelecektir. 8 Mart tarihteki kadın direnişinin bir günlük sembolü olabilir. 5 Mart YPS-JIN ilanı da bu tarihsel akışın içerisinde güncelde kendi ifadesini bulan kendi savaşını geliştiren bir kadın hareketidir. Kuzey Kürdistan genelinde bu direnişe başlamış ve günümüze kadar devam ediyor. Tarihte de görüyoruz ki erkek egemenlikçi zihniyete sadece kadının direnişçi ruhu dur diyebilmiştir.  Kadını geçememiştir aslında erkek egemenlikçi zihniyet. Yani yıkıp geçemediği tek örgütlenme, tek savaşım, tek direnişçi ruh kadın ruhudur diyebiliriz. YPS-JIN de bu tarihsel akış içerisinde ifadesini bulan güncel savaşımı geliştiren bir harekettir. Bundan sonra da daha güçlü bir şekilde örgütlenerek YPS-JIN olarak bütün sahalarda, savaş sahalarında, siyaset sahalarında, toplumun bütün sahalarında mücadelesini sürdürecek; erkek egemenlikçi zihniyete karşı duruşunu sergileyecek ve özgürlüğünü ilan edecektir. Bu çerçevede 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü bir kez daha  kutluyoruz.

 

Avesta Zend

YPS-JIN Savaşçısı