Ortadoğu’da var olan kaosun körükleyici güçleri olan ve tahakkümlerini kurmaya çalışan TC paraleli AKP faşist bloğu topyekûn savaşının beraberinde Önderliğin şahsına yönelik uygulanan tecritle tekrar yürürlüğe konulmak istenen Şark-ı Islahat planlarıyla Kürt halkını soykırımdan geçirme amacındadırlar. Tüm bu faşist yönelimlere cevaben YDG-H’ın yeni bir milat yaşayıp YPS’nin kuruluş kararını almasıyla başlatılan özyönetim direnişlerinin, devrimsel akışlardan olan YPS-JIN’ın ilan edilmesiyle dogmatizmin hüküm sürdüğü Ortadoğu ve özelde de Kürt kadınına yeni mücadele kapıları aralamıştır. Direnişin ardından alevlenen intikam ateşi ile tüm direniş şehitlerine atfen ilan edilen YPS-JIN’ın kuruluşu bir dünya modeli rolünü üstlenmiştir. Bodrumlarda vahşice katledilen, diğer tüm direniş sergileyen şehitlerimizin intikam yemini ile gün be gün büyümeye ve alanlarını genişletmeye devam etmiştir.

Tarihin tekerrürünü bozan özyönetim direnişlerinin öncü gücü olan YPS-JIN halk bazında da büyük bir etki yaratmıştır. Kuruluş itibariyle halkın sesi olan YPS-JIN köklü bir mirasa dayanmaktadır. Neden ve nasıl kuruldu sorusuna verilecek en somut yanıt her kadına hitap ediyor olmasından kaynaklanmaktadır. Mahiyetinde kadının özgürlüğü ve kendi kimliğine kavuşması, mutfak kadınlığından sıyrılması için YPS-JIN büyük bir avantaj olmakla beraber ataerkilliğin ve emperyalizmin yüzyıllardır kadına dayattığı bağnaz köleliğin zincirlerini kırmak için kilit rolündeydi. Reklam aracından tutalım tüm kirli sahaların baş yapıtı haline getirilen kadının, kendine yeni bir misyon biçmesi için bir rota görevini üstlenmiştir. Bunun bilincine varan her kadın kendini savunarak var olan tüm marjinal ve yoz dengelerin tabularını kırmayı başardı. Özellikle de annelerin hendeklerde göstermiş olduğu direniş ve kendini tamamen savunmaya adayışı, bireyselliklerinden arttırılışına sebep olmuştur.

 

YPS-JIN Tüm Sükûnetlerin Çığlığı Olmayı Başarıp Başkaldırı Zemini Oluşturmuştur!

YPS-JIN ilk kurulan kadın hareketi olmadığı gibi bu mirası zafere götürecek her kadının umut ışığı niteliğini taşımaktadır. Gücümüz, tüm kadınların çığlığını sevinç zılgıtlarına dönüştürüp öze dönüşle yine özgüvenlerini aşılamayı amaçlamaktadır. YPS-JIN aynı zamanda kendi içine büzülen tüm sükûnetlerin çığlığı olmayı başarıp, her kesimdeki kadına hitap edip başkaldırı zeminini oluşturmuştur. Tüm bunları ihtiva ederek yaşanmışlıklara ve yaşanılacak olanlara cevaben kadınları kendilerini savunmaya, başkaldırıya ve ileri adım atarak neleri başarabileceklerinin bilincinde olmaya davet ediyorum. Bu  kuruluşun öncü kadınlarından ve bir anne olan Asya Yüksel yoldaş başta olmak üzere Sur ve diğer alanlarımızda direnişçi ruhlarıyla tarihin sayfalarına isimlerini nakşeden Şehit Nucan, Şehit Ruken, Şehit Zeryan, Şehit Warbin, Şehit Binevş ve diğer adını sayamadığımız milyonlarca kadının izini sürmek ve hayallerini zaferle taçlandırmanın mücadelesini sonuna kadar vermekle beraber anılarını yaşatmakta mükellef olduğumuzu tekrar belirtmek durumundayız. Önderliğin “yarım kalan projem” olarak adlandırdığı kadın özgürlüğünü başarıya götürmek ve bunu bilince taşımanın tek yolunun direnişleri had safhaya taşıyıp savunma pozisyonunu adımlamaktan geçtiğini vurgulanmalıdır. Bu  esaslar üzerine dönemin arz ettiği duruşun sahibi olarak sürece gereken cevap olup kadın özgürlüğüne gidecek en iyi yolun savunmadan geçtiğini işaretleyerek yarınları özgür kimlikle, özgür irade ile özgür topraklarda adımlamanın mücadele azmi ile direnişi derinleştirmenin inancıyla ve “MUHTEŞEM SON”un umuduyla savaşı yapıcı kılacağımızı ve Önderliğin özgürlüğü şiarıyla zafere kilitlenip sonuna kadar direnişe devam edeceğimizi vurguluyorum.

 

LORİN ANDOK

19 Aralık 2017